31 Mayıs 2010

İsrail, Filistin'e Yardım Taşıyan Gemilere Saldırdı

Ne yalan söyleyeyim, bazıları bunun olmayacağını iddia etse de nedense en başından beri biliyordum bunu. Yani beklediğim bir şeydi, eminim çoğu kişi de bekliyordu böyle bir şeyi.

CNN Türk'ten aldım haberleri. Sabahın köründen beri televizyon başındayım. Şu an saat 07:45. Şimdiye kadar öğrenebildiklerimi özetliyorum:

Filistin'e uluslararası bir yardım taşıma gayesiyle 6 gemi yola çıkmıştı. İçinde çok sayıda aktivistin bulunduğu bu gemilere gece saat 4 sularında İsrail askerleri tarafından saldırı düzenlendi. İsrail askerleri, gemiye çıkıp ateş açtı ve şu ana kadar 2 kişinin öldüğü 30 kadar kişinin de yaralandığı bildiriliyor. 
El Cezire ise ölü sayısının 10 olduğunu belirtti. Yine de kesin bir bilgi yok bu konuda.

Bunların öncesine de bir bakmak lazım.
İsrail, daha öncesinde uyarılarda bulunmuş ve gemileri istemediğini belirtmişti. Bu konudaki açıklamalarında, gemilere güvenmediğini, taşınan malzemelerin Hamas'ın eline geçebileceğini, ihh'nin daha önce silah taşımakla ilgili işlere karışmış olduğunu ayrıca eğer inşaat malzemeleri de taşınıyorsa bunun Hamas tarafından kullanılacağından korktuğunu bildirdi.
Buna rağmen gemiler dönmedi ve devam etti. İsrail de gemiler henüz sınıra ulaşmamışken  -bu sınır 12 deniz mili imiş- gemiler sınıra 70 deniz mili mesafedeyken gemileri tehdit olarak görüp saldırdı.

Burada bilmemiz gereken bazı şeyler var. 
Gemidekiler sivil ve silahsız. Ayrıca içinde çocuklar da var.
Gemiler, yardım malzemesi taşıyor.
Ve saldırı uluslararası sularda gerçekleşti.
Yine gelen haberlere göre saldırı sadece Türk bandıralı gemiye gerçekleşti

İşte bu nedenlerden dolayı İsrail'in bu olaydan paçayı kurtarması biraz zor. Muhtemelen ciddi bir tazminat da ödemek zorunda kalacak. Ayrıca kendisiyle birlikte Mısır ve ABD gibi ülkeleri de zor durumda bıraktı. O ülkelerden de muhtemelen siyasi anlamda belli bir yaptırım görecektir.
Obama'nın tepkisi yuvarlak ifadelerde kalır gibi geliyor bana. Ciddi bir tepki beklemiyorum şahsen. 
Ama Erdoğan'ın üslubu da düşünülürse işlerin daha da karışabileceğinden korktuğumu belirtmemde sakınca yok sanırım. Dilerim çok iyi düşünmeden bir açıklama yapmaz. Çünkü özellikle halkın belli bir kesimi şu an ayaklanmaya ve farklı saldırılara hazır gibi görünüyor.

Olay saat 4 buçuk civarında oldu ve saat 5 gibi İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğuna bir saldırı düzenlendi. Bu kadar çabuk bir tepki gelmesi aslında durumun ne kadar ürkütücü olduğunun da kanıtı. Sakin olmak lazım elbette. Bunun uluslararası bir hukuk ihlali olduğunun unutulmaması ve İsrail'in zaten belli bir yaptırıma tâbi tutulacağının bilinmesi lazım.

Bunların dışında gemiden ara ara haberler gelmeye devam ediyor. Saldırının ilk saatlerinde tüm dünyaya ortak bir havuz yayın yapılıyordu ancak daha sonra İsrail'in müdahalesi karartma şeklinde de oldu ve bir süre haber alınamadı..

İsrail'in yaptığı ilk açıklama, kararından dönmeyeceği ve gemilerin hemen dönmesi gerektiği yönündeydi. Gemilerin kesinlikle Gazze'ye yaklaşamayacağını bildirdi. Bildiğim kadarıyla şu saat itibarıyla henüz Türkiye'den bir açıklama gelmedi. Başbakan Şili'den muhtemelen dönecek, yine bildiğim kadarıyla Gül'ün Clinton'la önemli bir görüşmesi vardı zaten. Bakalım birkaç saat içinde ilk açıklamalar düşmeye başlar. Bir şey daha var. Bu olay olur olmaz, İsrail'in Ankara Büyükelçisi, Dış İşleri Bakanlığı'na çağrıldı. 

İsrail'in ne olduğunu biliyoruz zaten. Dünyanın şımarık ülkesi. Üniversiteye, sığınma evlerine bile saldırmaktan çekinmeyen bir ülkeden bahsediyoruz. Elbette bu fırsatı kaçırmayıp "One Minute"ın intikamını alacaktı. Türkiye'nin İsrail'le ilişkilerinin en kilit olayı buydu sanırım. Ben şimdi Erdoğan'ın açıklamasını dört gözle bekliyorum. Dediğim gibi başbakanı ve üslubunu biliyoruz ve çok şiddetli açıklamalar geleceğini tahmin ediyorum. Muhtemelen İsrail'e nota verilecek. Bunun dışında ne olur tam olarak kestiremiyorum. 

Gemilerdeki aktivistler muhtemelen sınır dışı edilecek, bir diğer ihtimal de tutuklanmaları. Bu da zaten ayrı bir krize neden olacaktır. 
İzlemeye devam edelim. Fazla endişelenmeden, fazla galeyana gelmeden.. Çünkü konu hassas ve bu konuda galeyana gelmeye müsait büyük bir kesim var. Bundan dolayı daha ılımlı yorumlar yapalım derim ben.


Bir de bazı arkadaşlar bu olayla, İsrail'in PKK'ya destek gönderme olasılığı arasında benzerlik kuruyor. Oysa arada ciddi farklar olduğunu hepimiz biliyoruz. Yine de eğer Türk ordusu sivilleri hedef alan eylemler gerçekleştiriyor olsa, onların da karşısında durmaktan çekinmem. Hatta harekatları eleştirmişliğim de var zaten. Benim derdim silahla, savaşla. Bunların hepsinden kurtulmamız lazım. Konuşarak çözemiyorsan, 21. yy'a gelmiş olup hâlâ id'ini dinliyorsan, yazık!

Not: Ben bu yazıyı yazarken, İsrail haber ajansları şimdiye kadar en az 16 kişinin öldüğünü bildirdi. 


Not: Dilerim gemiden sürpriz bir şeyler çıkmaz. Herhangi bir silah ya da buna benzer bir şey.


http://pippihasmet.blogspot.com/2010/05/israil-filistine-yardm-tasyan-gemilere.html

9 yorum:

enk dedi ki...

baska ne beklenebilirdiki hic sasirmadim :(

Dalgaları Aşmak dedi ki...

Senegal'li korsanlar şirin görünmeye başladı gözüme...

BlahBlah dedi ki...

hatayda 7 şehidimiz var. yorum alayım?

pippi haşmet dedi ki...

enk,
yani

pippi haşmet dedi ki...

Dalgaları Aşmak, herkes korsan olmuş.

pippi haşmet dedi ki...

BlahBlah,
Afrika'daki açlar hakkında yorum alayım?
Artan intiharlar hakkında yorum alayım?
Böyle gider bu.
Çok sevimlisin.
Merak etme onun hakkında da söyleyecek sözüm var.
Ama bu seni ne kadar tatmin eder orasını bilemem tabii.

BlahBlah dedi ki...

elbette yorum yapılacak daha çok konu var.

ama kendi coğrafyamızda yaşanan bişey varsa başkalarına el atmadan veya onlara üzülmeden önce kendi halimize bakmamız lazım.

pippi haşmet dedi ki...

@Blah Blah
senin önceliğin farklıdır benim önceliğim farklı.
Sen onları yazarsın ben başka bir şey yazarım.
Daha önce bangır bangır bağırdığım konularda hani lan nerde sizin bu konudaki fikirleriniz demediğim gibi senin de bana bunu deme hakkın yok.
Bu benim blogum. Beğenirsen okursun beğenmezsen okumazsın. Yazacağım konuları kimseye danışacak değilim. Yazacağım konularda kimseden izin alacak değilim.
Kimseyi ilgilendirmez seçtiğim konu.
"yorum alayım" deme hakkı kimsede yok.
"Yazar mısın bu konuda da" denilebilir ancak "yorum alayım" denmez. Sipariş üzerine yazı yazacak olsam blog açmazdım.

PAPATYA PRENSES dedi ki...

önceliklerimizin coğrafya derslerine bağlı olduğunu bilmiyordum.

oraya giden insanların da bizim coğrafyamızdan gittiğini biliyorum ama.

Allah içimize merhamet versin.