9 Eylül 2011

Bipolar Bozukluk

Namı diğer "İki uçlu duygudurum bozukluğu"

Teşhisim konduğunda geniş kapsamlı bir yazı bulmanın sıkıntısını yaşamıştım. Bu nedenle basit bir dille, özet mahiyetinde yazacağım. 

Öncelikle şu uyarıyı yapmam lazım: Bu tip bir hastalığın belirtilerine yüzeysel olarak baktığınızda söyleyeceğiniz ilk şey: "Aaa, ben de böyleyim.!" İşte büyük hata. Doktora hatta birkaç doktora muayene olmadan bu tarz ciddi hastalıkların teşhisini kendi kendinize koymayın ve orada burada "Ben manik depresifim yaee" demeyin, yoksa bencileyin biri "Al sana mani al sana depresyon" deyip ağzınıza ağzınıza ıslak çorapla çarpar; şifanızı bulursunuz. Bir de bana "Ben de böyleyim, sence bende de bipolar mı var?" diye sormayın, yine ıslak çorap!

Bipolar Bozukluk nedir?
Bipolar Bozukluk, mani ve depresyon nöbetleri yaşatan psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Mani, kişinin çok fazla enerjik olduğu, depresyon ise yaşam enerjisini yitirdiği dönemlerdir. 
Bipolar Bozukluğa farklı adlar da verilmekte: Manik Depresif Bozukluk, Manik Depresyon, Manik Atak, İki Uçlu Duygudurum Bozukluğu gibi. Günümüzde Bipolar Bozukluk ya da İki Uçlu Duygudurum Bozukluğu terimleri kullanılmaktadır.
Teshisi DSM-IV olarak konulur. 

Bipolar Bozukluk, Bipolar I Bozukluk ve Bipolar II Bozukluk olmak üzere iki şekilde adlandırılır:

Bipolar I Bozukluk:
Hasta, en az bir kez mani ya da karışık olarak mani depresyon atağı geçirmişse Bipolar I Bozukluğu var anlamına gelir. Depresyon atağı geçirmiş olması gerekmez.
Bipolar II Bozukluk:
Hasta, en az bir depresyon ve bir hipomani atağı geçirmişse Bipolar II Bozukluğu var anlamına gelir. Burada önemli olan hastanın mani atağı geçirmemiş olmasıdır. 

Siklotimik Bozukluk:
En az 2 yıl devam eden depresyon ve hipomani ataklarının olduğu durumdur. Mani atağı geçirilmemiş olmalıdır.

Hipomani: 
Maninin belirtilerinin biraz daha hafif şekline denir, yani hafif ve orta şiddetli mani durumudur. Hipomani yaşayan hastalar, hayatlarında hiç mani yaşamamış da olabilirler. Ayrıca yanlış tedavi ya da kişinin yaşadığı sorunlar sonucu maniye dönüşme olasılığı da vardır. 

Karma (Mixed) Bipolar:
Kişi aynı anda hem depresyon hem de mani yaşayabilir. Çok üzüntü verici bir durumun ortasında ve üzgünken çok da enerjik olup yerinde duramayabilir.

Hızlı döngülü Bipolar (rapid cycling):
Bir sene içinde 4'ten fazla epizot yaşandığı durumlar için geçerlidir ki gün içinde de farklı epizotlar yaşatabilir bu. 
Hızlı döngülü bipolar ikiye ayrılır: 
1) Devamlı Döngü: Mani-depresyon-mani-depresyon şeklinde tabiri caizse savrulma durumu söz konusu. 
2) Çok Fazlı Döngü: Epizotlar arasında sakin kalınan, epizot yaşanmayan birkaç aylık dönemler vardır. 

Ultra Rapid Cycling
Bir ay demeden epizot değişmesi durumu.

Ultra Ultra (Ultradian) Rapid Cycling
Gün içinde değişim gösterir epizotlar. Mixed Bipolardan farklı olarak mani ve depresyon birlikte görülmez.

Mevsimsel: Daha çok bahar yaz aylarında mani, sonbahar kış aylarında da depresyon görülebilir.
Doğum sonrası: Doğumdan bir ay sonra görülebilir.

Bipolar Bozukluk Belirtileri Nelerdir?
Manik epizot:
-Kişi çok enerjiktir. Günlerce zıp zıp zıplayabilir, koşar, atlar, dans eder; yorgunluk hissetmez.
-Günlerce uykusuz kalabilir ve enerjisinden hiçbir şey yitirmez.
-Özgüveninde artış görülür. "Ben her işin üstesinden gelirim." düşüncesi ile farklı girişimlerde bulunulabilir. Yeteneklerini ve gücünü abartır. 
-Hasta bu dönemde zekidir. Çözemeyeceği soru yok gibidir, tabiri caizse kafası zehir gibi çalışır.
-Konsantrasyon düşüklüğü görülür, tek bir konu üzerine odaklanamaz. Düşüncelerinde atlamalar meydana gelir, bu durum konuşmalarına da yansır ve kişi bir konudan diğerine herhangi bir bağlantı kurmaksızın da atlayabilir. Üstelik çok hızlı ve hemen hemen aralıksız konuşur.
-Tüm bunlarla birlikte haliyle kişi çok sosyal, çok aktiftir. Girmediği ortamlara girip farklı arkadaşlar edinebilir. 
-Tehlikeler önemsizdir çünkü tıpkı ergenlik döneminde çoğunluğun yaşadığı gibi kendisinin korunduğuna ve ona bir şey olmayacağına inanır. Başına bir şey gelmeyeceğini düşündüğü için "normal" insanların alamayacağı riskler alır, hayatını tehlikeye atabilir.
-Bu dönemi yaşayan bir bipolar hastası için paranın, malın mülkün önemi yoktur, elindeki her şeyi yoldan geçen adama verebilecek kadar umursamaz davranabilir. Mallarını değerinden çok düşük miktarlara satabilir, bütün parasını alışverişle bitirebilir.
-Radikal kararlar alır, görüntüsünü aniden değiştirebilir. Uzun saçlarını kısacık kestirip pek de alışkın olunmayan renklere boyayabilir. Okulunu, işini bırakıp dünya turuna çıkmaya karar verebilir. 
-Cinsel isteklerinde artış olur. Hasta manik epizot yaşadığı günlerde karşı cinsi kendine güveni ile kolayca etkileyip herhangi bir düşünce içinde olmadan abartılı cinsel deneyimler yaşayabilir. 
-Kişi yine bu dönemlerde saldırganlık belirtileri de gösterebilir. Aniden sinirlenme ve buna bağlı ani tepkiler görülebilir.
-Uyuşturucu, sigara, alkol gibi bağımlılık yapıcılara daha meyillidir, çoğunlukla da kullanır.
-Bu dönemi yaşayan kişi, aşırı alıngan olabilir. Bir bakıştan, bir mimikten çok farklı anlamlar çıkarıp kafasında kurgular. 
-Sanata karşı ilgilidirler. İlgilendiği konu ile ilgili yaratıcı eserler verebilirler. Pek çok sanatçıda bulunan bir hastalıktır Bipolar.
-Kişiye bu dönemde herhangi bir düşüncesinin yanlış olduğunu anlatmak hemen hemen boşa bir çabadır. Sabit bir fikri vardır ve aksi düşüncelere tahammül etmekte zorlanır. Ayrıca kişi bu dönemde hasta olduğunu da asla kabul etmez. Maninin neden olduğu özellikleri kendi özelliği olarak görür ve "Ben buyum." zaten diyerek tedaviyi reddeder. Bipolar Bozukluğa sahip kişiler doktora çoğunlukla depresyon dönemlerinde gittikleri için doktorlar çoğunlukla yanılgıya düşüp "Kronik Depresyon" teşhisi koyup yanlış tedavi uygulayabilir. Bu nedenle birkaç doktora gitmek ve kendimizi objektif bir şekilde yorumlamak ve her şeyi normal kabul ettiğimiz dönemlerimizi de ayrıntılarıyla doktora anlatmalı.

Depresif Epizot:
-Umutsuzluk, kötümserlik, endişe, suçluluk, değersizlik, acizlik gibi pek çok olumsuz duyguyu bir arada yaşar.
-Yeme, içme, seks, uyku, temizlik gibi ihtiyaçlar onun için önemsizdir artık.
-Enerjisiz bir uykusuzluk hali yaşayabilir ya da neredeyse tam gün uyur.
-Hatırlama, karar verme gibi yetilerinde kayıp yaşanabilir.
-Bedeninde çeşitli ağrılar ortaya çıkabilir. Sıklıkla baş ağrısından şikayet eder.
-İştahında değişim görünür. Çok yemek yer ya da yemek aklına bile gelmez.
-Sıklıkla intihar (özkıyım) düşüncesi vardır ya da intihara teşebbüs etmiştir. (İntihar konusunda yazının devamında daha ayrıntılı bilgilendirme olacak.)

Burada bilmemiz gereken bipolar depresyonun diğer depresyondan farklı oluşu. Genel olarak depresyon dense de isimleri de farklıdır aslında. Şu durumda, Bipolar Depresyon bizi ilgilendiren, bizi ilgilendirmeyen ise unipolar depresyon yani kronik depresyondur. 

Bipolar Bozuklukla İlgili Bazı Bilinmesi Gerekenler:
- Ortalama başlama yaşı ilk yetişkinlik dönemine denk gelir ama daha sonra ya da daha önce yaşayanlar da vardır. Çocuklarda da görülebilir. Bu hastalığı yaşayanların bulunduğu ailelerin çocuklarında bu sorunun yaşanma olasılığı daha yüksektir. Çocuklar bir güne çok fazla duygu sığdırır, öfke nöbeti ya da aşırı enerji, aşırı sessizlik aynı gün içinde görülebilir.
-Toplumda ortalama %1 civarında görülür. Başka bir kaynağa göre, 5,7 milyon yetişkin Amerikalı ve 18 yaşın üzerindeki nüfusun %2,6'sında görülür.
-Bipolar Bozukluk, maalesef uzun dönem tedavi gerektiren ve hayat boyu gözlenmesi, izlenmesi gereken bir hastalıktır. Hastalar tedavi sürecinde ilaç desteği aldıkları gibi bir psikolog ile de terapiler gerçekleştirmelidir. Bu, hastalığın şiddetinin azalması ya da ortadan kalkması için daha yararlıdır. Kişi, tedavisinden kendi üzerine düşenleri yapmalı, uykusunu düzenlemeli, düzenli yemek yemeli, su içmeli ve alkol kullanmamalıdır. Porno izlememeli, kendisini olumsuz etkileyeceğini bildiği filmleri izlemekten kaçınmalı, bilgisayar oyunları oynamamalı, internette uzun saatler geçirmemelidir. 
-Hastalık tedavi edilmediği sürece kişinin ve çevresinin yaşamını olumsuz etkilemeye devam edecektir. Hasta, iş yaşamında, topluma uyum konusunda sorunlar yaşayacaktır.
-Manik epizottan depresif epizoda geçiş ani ve şiddetli olabilir. 
-Kişi, diğer belirtilere ek olarak, sanrılar yaşayabilir, olmayan sesler duyduğunu iddia edebilir, mantıksız inanışları olabilir. 
-İlaçlar doktora danışmadan bırakılmamalı. İlaçlarla ilgili bir sıkıntı olduğunda doktora bildirilmelidir. 
-Doktorla hasta arasında önemli bir bağ vardır. Eğer doktorunuzdan memnun değilseniz başka doktorlar denemelisiniz, gerçekten uyum sağladığınız doktoru bulmak belki sizin için zor olabilir ama bulduğunuzda yanaklarını mıncırmak, kucaklamak, sarılmak isteyebiliyorsunuz :)
-Kullanılan ilaçların başta yan etkileri olacaktır ama bir süre sonra yan etkiler ortadan kalkacaktır. Kilo alma, cinsel isteksizlik, saç dökülmesi, titreme, iştah artışı ya da azalışı, ağız kuruluğu gibi yan etkileri olabilir ilaçların. Yaşadığınız yan etkilerin tümünü kontrolünüzde doktorunuza bildirmelisiniz. 
-Bipolar için destek alması gereken tek kişi hastanın kendisi değildir. Ailesinin ve arkadaşlarının hatta işverenin de bilgilendirilmesi ve hastaya gerekli desteği sağlamaları gerekmektedir. Bu nedenle aile terapileri işe yarabilir bu konuda.
-Tedaviyle çalışabilenler için %45, tedavi olsa da çalışamayanlarda %80 özür oranı verilmiş. Bu da engelli kadrolarına müracaat hakkı doğuruyor bildiğim kadarıyla.
-Antidepresanın aniden kesilmesi ile de yaşanabiliyor.
-Hastalık özeldir. Bipolar dendiğinde illa belli bir kalıp olması ve her hastanın bu kalıba uyması gerekmiyor. Her hasta farklı özellikler gösterir, hastalığını farklı yaşar. Bu da önemli bir bilgi. 

Bipolar Bozukluğun Nedeni Nedir?
Bipolar Bozukluk araştırmaları çok çok eskiye dayanmıyor, bu nedenle hastalıkla ilgili araştırmalar halen yoğun olarak sürmekte. Nedeni tam olarak bilinemiyor işin aslı ama bunun sebebi hastalığın tek nedene değil pek çok nedene bağlı olması. 
Hastaların %80'inin ailelerinde de bipolar bozukluk görüldüğü ortaya çıkarılmış. Buna bakarak genetik bir hastalıktır denilebilir lakin tek yumurta ikizlerinde yapılan araştırmalar bunun tam olarak böyle olmadığını göstermekte. Tek yumurta ikizlerinden birinde bulunan bipolar diğerinde bulunmayabiliyor ama yine de diğer kardeşlere nazaran kişinin ikizinde görülme olasılığı daha yüksek. Bozukluğa neden olduğu düşünülen gen henüz bulunamamış. Tek yumurta ikizlerinde yapılan bu çalışmanın gösterdiği sonuç: Bipolara neden olan şey sadece genler değildir, çevresel faktörler de bipolara neden olmakta.
Bipolar bozukluk ile çok sayıda kromozom arasında bağlantı bulunmakta. 
Evlat edinme durumları ile ilgili yapılan araştırmalar da yine aynı sonuca götürmüş. Evlat edinilen hastanın biyolojik ailesiyle etkileniminin daha fazla olduğu anlaşılmış.
Çıkan sonuçlardan biri de bipolar hastanın ailesinde kronik depresyon görülme olasılığının daha yüksek olduğu. Hastalık, ailede ilerlerken erkenleşip şiddetini artırıyor. Bu ne demektir.? Aileden birinde bu durum çok da fark edilmeden atlatılmış bile olabilir ama hastalık önceki bireylerden hastaya gelene kadar şiddetlenmiş ve daha erken yaşlarda görülmeye başlanmıştır.
Bipolar Bozukluğu olan bireylerin birinci derece akrabalarında bipolar görülme riski %1,5-14,5 arasındadır. Bipolar bozukluğu olan hastaların ailelerinde bu hastalığın görülme riski topluma göre 5-10 kat fazladır.
Son dönem çalışmalar, bipolar bozukluğu olan hastaların beyin yapısının bipolar olmayan insanlardan daha farklı olduğunu göstermiş. 
Özetle, çok genli ve çok etkenli bir rahatsızlıktır Bipolar Bozukluk. 

Bipolar Bozukluğu Olan Hastalarda İntihar:
Bipolar bozukluğu olan hastalarda intihar düşüncesi diğer insanlara oranla daha yüksektir. 
Bilinmesi gerekenler nelerdir peki?
-Hasta intihar fikrinden bahsedebilir ve bu durum kesinlikle ciddiye alınmalı, doktora başvurulmalıdır. Bu da aslında bir yardım çağrısıdır. Hasta ihtiyacı olan yardımı bulamadığı için çareyi intiharda bulacağını düşünür, bu durumda hemen sağlık kuruluşuna ya da hastanın doktoruna başvurulmalı, gerekli tedbirler alınmalıdır. İntihar düşüncesinin de tedavi edilebilir, ortadan kaldırılabilir bir düşünce olduğu unutulmamalı.
-Risk altındaki hasta uzun süre yalnız bırakılmamalıdır. Yanında onu gözlemleyecek birileri olmalıdır.
-Hasta, yaptıklarının ve yapacaklarının hiçbir işe yaramayacağını düşündüğünü söyleyebilir, bu da bir işarettir.
-Hasta intihara hazırlık amacıyla intihar mektupları yazabilir. 
-Yine bir belirti: Hasta intiharı planladığı için mal varlığını ya da önemli gördüğü şeylerini paylaştırma, etrafa dağıtma eğilimindedir.
-Hastanın çevresinde tehlikeli malzemeler bulundurulmamalıdır. Risk altındaki hastanın ilaç kontrolünü başkasının yapması, ilaçların toplu olarak hastada bulundurulmaması da gerekebilir.
-Bipolar rahatsızlığı olan insanların intihar ile ölme oranının birçok kanser hastalığından fazla olduğunu atlamayın!

Bipolar Bozukluk ve Hukuk:
-Boşanma durumunda: Hastalık evlendikten sonra başlamışsa (yalnız bu kısımda teşhis mi yoksa başlama mı bilgi edinemedim), hastalık en az üç yıldır sürüyorsa, hastalık doktor tarafından raporlandıysa, hastalık diğer eşi olumsuz etkiliyorsa boşanma gerçekleşiyor. 
-Hastalıkla ilgili bilgiler doktor da dahil olmak kimse tarafından deşifre edilemez. Gerçi bunu devletin kendisi de yapıyor ya neyse..
-Hasta hastalığın süresi içinde herhangi bir adli olaya karışmışsa hastalığın raporlanması durumunda cezai ehliyeti olmadığına dair geçici ya da kalıcı rapor alabiliyor. Yalnız, "Aman da ne güzel, nasılsa cezai ehliyeti yoktur raporu alırım ben" düşüncesiyle bir haltlar yemesin kimse. O kadar kolay bir şey değil çünkü bu. Elbette bu durum doktorların vereceği rapora ve hakimin durum değerlendirmesine tabidir. Gerekli görülen durumda müşahede altında tutulmasına karar verilebilir. İlgili kanun TCK 32/1: 
"Madde 32 - (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında güvenlik tedbirine hükmolunur.

(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis cezası verilir. Diğer hâllerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir."
-Askerlik durumu: Bipolar bozukluğu olan hastalar askerlikten bu nedenle muaf olmazlar. Ancak durumunun çok ciddi olduğu raporlanır ise muaf olunabilir, bu da askeri hastanelerce alınabilen bir karardır. Askere gidecek olan bipolar hastalar, doktorlarına başvurup doktordan aldıkları bir belge ile şubeye gitmelidirler. Sürekli ilaç kullanılması gerekliliğinin bu şekilde belirtilmesinde yarar var. Bu belge, asker bipolar için kolaylık sağlayacaktır, askeri hastanelerde düzenli kontrollerini yaptırabileceklerdir. Askerde gelen şiddetli epizotlarda hava değişimi de sıklıkla verilmektedir.
-Ehliyet: Bipolar hastaların hastalık öncesinde alınmış ehliyetleri varsa bu ehliyet iptal olmuyor ama ehliyetini yeni alacaksa doktor kontrolünde hastalığını belirtmeli. Böyle bir durumda engelli olduğuna dair bir rapor ve özel donanımlı bir araçla sınava girilebiliyor ve böyle bir araç kullanabiliyor. Bu kısımda emin olmamakla beraber edindiğim bilgi bu.
-İş göremez raporu ve malulen emeklilik: Bu da, kolay bir şey değil. %60 iş gücü kaybına dair heyet raporu, 10 yıl sigortalılık, 1800 gün ödenmiş prim olmalı bunun için. 
-Eğer mani epizodu yaşayan hasta, bir şeyleri değerinden yüksek/düşük almış satmış ise, parasını ya da değerli gördüğü bir şeyleri dağıtmış ise ve dönemin ardından bunlardan pişmanlık duymuş ise dava açabiliyor bildiğim kadarıyla. Belli bir raporun sunulması lazım tabii. Hakim gerekli gördüğü takdirde malların iadesi, alım satımın iptali gibi kararlar verebiliyor.
Hukukla ilgili söylediğim şeylerin hiçbiri "tamamen" doğru değil. Çünkü durumdan duruma, kişiden kişiye değişen şeyler bunlar. Karar, karar vericilerde.. Sadece okuduklarımdan özet geçiyorum ki fikir sahibi olunabilsin.

Bipoların konu edildiği ve benim bulabildiğim filmler: 
Mr. Jones (1993)
A Fine Madness (1966)
Bulworth (1998)
Mad Love (1995)
Blue Sky (1994)
Lust For Life (1956)
Cobb (1994)
A Summer in the Cage (2007)
Call me Anna (1990)
My Friend Paul (1999)
Intimate Portrait: Margot Kidder (1999)
The Devil and Daniel Johnston (2005)
Stephen Fry: The Secret Life of the Manic Depressive (2006)
Frances (1982)

02.02.2014 Film listesinde güncelleme:
a fine madness 1966
all she ever wanted 1996
blue sky 1994
bulworth 1998
call me anna 
vincent & theo, 1990 
woman under the influence, a 1974
mommie dearest, 1981
captain newman, 1963
cobb 1994
ed wood 1994
fine madness, a 1966
funny games 2008
horsefeathers 1932
immortal, beloved 1995
mad love 1995
michael clayton 2007
mommie dearest 1981
mosquito coast, the 1986
mr. jones 1993
observe and report 2009
on the edge of innocence 1997
phoebe in wonderland 2008
pollock 2001
special 2006
sylvia 2003
the flying scotsman 2006
the informant! 2009
the roommate 2011

tom and viv 1995 (kaynak: https://eksisozluk.com/entry/29310356)

Kitap olarak da bir şeyler eklemek isterdim ama seçim yapamadım hangisi daha iyidir bilemedim açıkçası, çok sayıda yabancı kaynak var Bipolarla ilgili. Türkçe olarak: "Bipolar Çocuğunuz ve Siz"i, "Durulmayan Bir Kafa"'yı biliyorum, bir de Terry Cheney'nin yazdığı "Manik" adlı bir kitap bulunmakta. 
Bunların dışında çok çok fazla olmasa da yazılmış makaleler bulunmakta. Ulakbim'den aratabilirsiniz. 


Yazı biterken şu foruma rastladım. Oradan da şu dopdolu sayfaya ulaştım. Bilgilerinize..


Bunlar hastalıkla ilgili çok da derinlemesine olmayan bilgilerdi. Teşhisten sonra bulduğum kaynaklardan aldığım çıktılardan özet geçtim. Bunların içinde makaleler de var, siteler de ama hangisi nereden alındı bilemiyorum. Zaten direkt alıntı da yapmadım, öğrendiğimi yazdım. 


Not: Kendimi hazır hissettiğimde (dilerim bugün yarın) kendi serüvenimi ve hislerimi de ayrıntılı olarak yazacağım, emsal olması açısından.  

14 yorum:

orta karar dedi ki...

Ooo pippi pippi =)

En zor okunan yazın bu belki de ama bi özlemle okudum, okuduuum..

Ooo bodrum bodrum..

Larien Beyinütüleyen dedi ki...

bir de six feet under dizisinin billy karakteri var. bipoların tanımı adeta. üşenmezsen ona da bakıver şekerim.

Leah dedi ki...

Sanıyorum mania ve depresifliğin süreleri kişiden kişiye değişiyor. Kimi mania dönemini inanılmaz üretici olarak tamamlıyor, kimi kendini gece alemlerine veriyor, kimi başka şeyler yapıyor. Depresif dönemlerde de hiçbir şey yapmak istemiyor.
Her ne şekilde olursa olsun izlenilmesi gereken bir psikolojik rahatsızlık. Kişiden kişiye çok fazla değişkenlik gösteriyor.
Sen bu rahatsızlığı umarım hafif bir şekilde atlatıyorsundur pippicim. Kendini hazır hissettiğinde deneyimlerini okumak da isterim. Öpüyorum çok. :*

rahat yazar dedi ki...

Anlattıklarını anca yaşayan ya da birebir tanık olan bilebilir kimse seni iyi anlayamaz. Kişinin hayatını etkileyen çok ciddi bir hastalık. Bu hastalık yüzünden işini, eğitimini yarıda bırakanlar ve tüm düzeni alt üst olanlar var.

Adsız dedi ki...

Senin bu yazını sosyal medya da yaymalıyız.


elizabeth tudor
namıdeğer
xcoach

Adsız dedi ki...

oyun oynamaktan vazgeç...

Azze dedi ki...

Teşekkür ederim bilgilendirdiğin için.

Bundan sonraki yazını da bekliyorum köşemde sessizce :)

Asker bipolar demişsin ya, kafasında miğfer olan leblebi gibi bişey canlandı gözümde, paylaşmadan edemedim :D

Adsız dedi ki...

teşekkürler pippi haşmet. bu konuda iç dünya paylaşımlarına ulaşmak öyle zor ki. umarım sağlığına kavuşursun tez zamanda.

Bunu Bugün Öğrendim dedi ki...

bilmeden konuşmak boş olduğu için pek yorum yapmak istemiyorum yazılarına, ancak ailenle ve iç dünyanla ilgili daha önceki yazılarını da okudum ve bir şeyler yazma isteği hissettim.

bence ailenden biraz kopup bağımsız olmanın bir yolunu bulmalısın. bu kendi ayaklarının üzerinde durup para kazanmak, yeni bir eve çıkmak, evlenip kendi yuvanı kurmak şeklinde olabilir bilemiyorum... hayatında ailenin etkisini azaltıp seni mutlu edecek işlere yoğunlaşabilirsen senin için daha iyi olur gibime geliyor.

yeni yazılarını bekliyoruz.

Yusuf BAYALAN dedi ki...

Durulmayan Bir Kafa
Bir Delilik ve Duygu Durumları Güncesi)
Kay Redfield Jamison
Oğlak Yayıncılık
Bu kitap aynı zamanda terapist olan yazarın birinci elden yaşadıklarını anlatıyor.

Adsız dedi ki...

igrenc bi adin var.. :) bipolar arasinda yazdiklarini takip ediyorum merakla.. bi ara çok sıkıldığında (sıkılıyorsam bende) çalıcam kapını.. iyi bak kendine..

Adsız dedi ki...

Bir bipolar hastası olarak yazdıkların beni çok aydınlattı. O kadar araştırma yapmama rağmen bu kadar fazla bilgiyi özet olarak yayınlaman bence çok güzel olmuş. 2 yıl önce mani ardından ağır depresyon şeklinde seyretti rahatsızlığım. 3 ay önce doktor tavsiyesi ile kestim ilaçları. Şimdi iyiyim ama sonra ne olur bilemem.
Kendine iyi bak.

Asortik Krep dedi ki...

Çok bilgilendirici bir yazı olmuş,süpersin.

Adsız dedi ki...

Bende bipolarim aydınlatmak açısından yazayım askerlikten 2 ertelemenin ardından çürük verdiler .doktorların çoğu sadece ilaç yazıyor belli bir devreden sonra kendi sikintilarinla baş başa kaliyorsun yani kendimizi iyi etmemiz lazim