muslum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
muslum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2011

Sarıl Bana




Biraz pasaklı olmuş müslümcük ama olsun sevgi doludur benim pıtırcığım..

etiket: müslüm

8 Ağustos 2010

Sert Kabuklum Yeşil Başlım


Müslüm, baba demişti. Beni babalığa seçmişti. Sevgi neydi? Sevgi iyilikti, dostluktu; sevgi emekti.

Bitmemiş türküm benim.. 
Konuştu lan valla, baba dedi bana. Görüntü var ses yok derdinden de kurtulmuş olduk böylece. Anne yerine baba dedi ama olsun. Baba oldum ben oleyy. Herkese benden nargile, için gari. 

25 Haziran 2010

Müslüm, Halk Plajında Güneşlendi


Müslüm her gün düzenli olarak pilates yapıyor. Ahanda "süperman oldum ben" adlı hareketi yaparken çekilmiş bir fotoğrafı.
Etrafın dağınıklığını anlayışla karşılayın, onlar Müslüm'ün boku değil yanlış anlama olmasın; benim bokum. Tamam lan şaka. Müslüm'ün yeminden arta kalanlar. Sonra acıkınca yemeye devam ediyor onları.


Ve gelelim asıl can alıcı kısma, evet geçen gün güneşi gördük biz. Hemen mayoları giyip pencerenin önüne çıktık Müslüm'le. 
Ahanda güneşlenirken.. -Üstsüz yakalandı ama olsun artık.-


Parmaklarımızın arası da yansın iyice diye açtık hep öyle.. Oh mis oldu.



Gözlerini kapatıp orgazm yaşadı bir anlık da olsa.


Müslüm iyi günler diler. 


http://pippihasmet.blogspot.com/2010/06/muslum-halk-plajnda-guneslendi.html

26 Mayıs 2010

Katil Babaannem ve Kıskançlıkları


Katil babaannemle ilgili yazılar daha da gelecek bu ilk olacak sanırım burada hadi hayırlısı..

Aslında kendisine bir cinayet işlediği için takmamıştım bu lakabı -gerçi ona böyle dediğimden haberi yok, sadece internette olsun bu şekilde tanınsın istiyorum- Ama zaman ilerledi ve sonunda onun bencillikleri, saçmalıkları bir cana mal oldu. Babaannem, sigara alkol gibi kötü alışkanlıklardan daha beter kanserojen içerir. Nitekim dedemi kanserden kaybetmemize neden oldu, dolaylı yollardan.

Bizim de sonumuz odur. 
Severim ben babaannemi, bütün insanları sevdiğim gibi.. Ölürse deliler gibi ağlarım da ama insan sevgimden, yılları aynı evde geçirmiş olmanın etkisiyle.. Yoksa gerçekten sevilecek tarafı yok.. Ben hayatımda onun kadar dengesiz, kıskanç, bencil, rahatına düşkün, tembel, cimri ve çok konuşan birini görmedim. Hayatı bize zindan ediyor.. Ama annem ona el bebek gül çiçek bakıyor yıllardır. Ben hastalanayım ölüyorum diye bağırayım annem benimle ilgilenmek yerine babaanneme ayran yetiştirmekle uğraşır. Bu hep böyle oldu. Dedem hasta yatağındayken bile "Hanım, bir eksiğin var mı?" diye soruyordu. O yüzden bütün kadınlara tavsiyemdir, ne kadar çekilmez bir insan olursanız o kadar el üstünde tutulursunuz.

Böbreklerim ağrıyor sabahtan beri. Dün de rastlantı bu ya, evde bir sıcak su torbası buldum. Hem deneyeyim hem de böbreklerime iyi gelir belki diyerekten onu sıcak suyla doldurup elimde su torbası odaya girdim. Babaannem astı yüzünü.. Bak yine karıştırmış bir yerleri, bak ya bak gerizekalı haşmet.. Baban onu bana aldı, git koy onu yerine dedi.. 
Mecbur kaldım tırın tırın gidip sıcak su torbasını eskiden de yeni görünecek şekilde aldığım yere koydum..
İşte babaannem böyle biri.. Geldim odama, açtım müziğimi.. "Kimseye etmem şikayet..." dedi Müzeyyen Ablam.. Ha ondan ha ondan deyip sigaramdan çektim de çektim..

Bir de babaannem kıskanç.. Annemi onun yanında sevemem.. Hemen asar yüzünü, mırıldanır. Benden şikayet eder ev halkına. Onu severim, bu sefer de sen kilo mu aldın, kilo mu verdin, çok zayıfsın, yüzündeki şu şey sivilce mi diyerek selam verdiğine pişman eder. Zaten bu selam vermenin sonu öyle de böyle de hüsrandır. Haşmet, bana ayran yap, haşmet bana havlumu getir, haşmet şu bardağı mutfağa götür, almazsın ama neyse yine de söyleyeyim bana mendil al. Araştırsınlar, Türkiye'deki mendil stoğu babaannemden sorulur. Bir de naneli şeker bir de ıslak mendil, bir de o bir de bu.. Hiçbirini kullanmaz, kullandırmaz.. Islak mendiller otura otura sıkılıp kururlar, naneli şekerler sıcaktan hal değiştirir ama babaannem saklamaya devam eder. Hatta millet cayır cayır marklarınızı getirin değiştirelim derken babaannem marklarının varlığını bile unuttuğu için aradan bir iki sene geçtikten sonra bulmuştu markları. Az da değilmiş.

Babamdan annemi, beni annemden, annemden beni, annemi babamdan, beni babamdan, kardeşimi recep bülbülses'ten, recep bülbülses'i derya baykal'dan diye devam eden bir kıskançlık zinciri var babaannemin. Müslüm'ün eve gelişiyle babaannemin bu zincirine eklenen son halka da Müslüm oldu.. 
Başta sevdi, ben seviyorum diye seviyormuş gibi yaptı yani. Sonra sonra ben müslüm'ü ummadıkları şekilde çok sevince babaannem müslüm'e düşman oldu. Mini havuzu sallıyor, içine bir şeyler dökmekle tehdit ediyor. Durduk yerde müslüm'e hakaret ediyor. Havalar düzelse yanıma alacağım müslüm'ü ama benim oda soğuk, garibim hasta olur ölür valla..

Öyle işte. İçimden atıp kurtuldum yine.
Seni seviyoruz babaanne!! :)


24 Mayıs 2010

Tamam İtiraf Ediyorum Ben Yaptım Ama Bir Sor Neden Yaptım



Ne zaman evde faili meçhul bir olay yaşansa "Kesin haşmet yapmıştır" denilir, alıştım yani bu duruma ama insan annesinden destek bekler, "Açılın, o daha çok küçük, onu suçlamayın beni suçlayın" desin mesela, değil mi ama? Nerdeee.. Benim annem suçlandığı zaman suçu direkt benim üzerime atar. 

Bugün halamın Kapadokya'dan getirdiği sikindirik bir şeye rastladım evde. Aylardır onun biblo olduğunu sanıyordum meğer lambaymış. Alla alla lan çalışıyor mu ki bu dedim, eğer çalışıyorsa aynından ben de yapayım satarım diyerek girişimci ruhumu da gaza getirdim hatta. 

Taktım prize beş saniye kadar yandı sonra buuum... Sigorta attı. Hatta çok gürültülü bir şekilde oldu bu olay, babaannemin iddiasına göre sigorta alev aldı bir an. 

Olay olurken annem mutfakta, babaannem salonda ben de oturma odasındaydım. Babaannem çemkirmeye başladı. Çamaşır makinesi hiç dinlenmiyor, ne biçim kadınsın sen gelin, işte bak senin yüzünden sigorta attı diye.. Oh dedim ihale bana kalmadı en azından. Yine de vicdan yapıp gittim anneme anlattım durumu. Kadın yemedi içmedi koşa koşa babaanneme yetiştirdi. Sonuçta ne oldu, elin ayağın boş durmuyor, allahın gereksiz haşmet'i, bir otur bir şeyleri kurcalamadan bir dur. Boş bırakmaya gelmiyorsun hemen bir halt karıştırıyorsun, ne gerek vardı da kurcaladın onu, baban denemişti çalışıyordu sana ne var da denedin, gerizekalı haşmet, allahından bul haşmet..

Ne olurdu yani, 30 yıldır çektiği babaannemin çenesini bir kere daha çekiverseydi..
Ayrıca zaten kızgınım anneme, müslüm'ü yere düşürdü. Sonra müslüm bu duruma alıştı ve kendiliğinden yere atladı.. 

Durum bu. Evdeki herkesi "protosto" ediyorum!!


10 Mayıs 2010

Su Kaplumbağası Müslüm

Demiştim resimleri gelecek diye. 
Ben normalde hayvanların satılmasına karşıyım, hediye edilmesine daha da karşıyım ama gel gör ki hediye geldi ve ben al bunu götür diyemedim.
Aslında geldiğinde iki taneydi bunlar ama diğeri hasta gibi duruyordu zaten ve iki üç hafta anca dayanabildi. 
Müslüm 3-4 aydır benimle. Onu ellerimle besliyorum, kabuğuna bakıyorum, sertleştirici (kabuğunu ya siz de) ilacını sürüyorum falan fişman. Vitaminleri de var güzel güzel geçinip gidiyoruz. 
Sabahtan akşama kadar televizyon izleyebilitesi var kendisinin. Karaca'nın sunduğu Chuck'ı izliyoruz birlikte, pek eğleniyor.
Daha büyük bir yer edinecek yakında kendine. Mini akvaryum düşünüyorum yeter ki o rahat etsin. 

Evinde ikamet ederken
Ebru Gündeş vari bir poz.
Biraz kızıl bir maviii, yalnızlığın asil rengiiii

Yüzebiliyorum ki
Ama becerip de buradan geçemiyorum
Sırtımda bir iz var ama vallahi geldiğimde böyleydim

Ben bu kurtları da yiyorum, arada bazı balık da çıkıyor içinden.


Bu arada cinsiyeti hakkında hiçbir fikrim yok. Veterinere bir şey danışmaya gitmiştim Müslüm'le ilgili, veteriner bana sordu bu erkek mi dişi mi diye. Bilemiyorum valla.

Kaplumbağalar da Yürür -Bir Sanat Filmi-


"Sanat filmi çekeceksen kaplumbağadan iyi oyuncu bulamazsın" dedim ve ilk kısa filmimi çektim. Oyunculuk hiçbir şeydir, yönetmenlik her şey..
Fondaki tiktaklar aslında tamamen rastlantı ama sanatımdan ödün vermemek adına bunu belirtmedim farz edin.

İyi seyirler. 

Ayrıca Kaplumbağa Müslüm'le ilgili ayrıntılar yakında.!