evli mutlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evli mutlu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2011

Hayat

Perpetual Gloom ile ayrılma kararı aldık. Ortak arkadaşlarımızın çokluğundan dolayı bildirme gereği duyuyorum.
Sıkıntı yok, konuşup anlaşarak evlere dağıldık.
Bilgilere..

9 Kasım 2011

3


911.08 tarihinde tanıştık Jackie Chan vesilesiyle. 3 yıl geçti beraber. 
3 yıl benim için de onun için de aynı kişiye değer vermek açısından düşünüldüğünde imkansız bir süreydi. "Bu insanlar nasıl senelerce beraber olabiliyorlar?" diyen biriydim ben ama doğruyu bulduğunda "3 sene mi oldu, alla alla ne zaman geçti o kadar zaman" deniliyormuş.

Zor bir şey yaşadığımız. Hayatın kendinde biriktirdiği birçok sorunla baş etmek zorunda kaldık 3 sene boyunca. Vazgeçmeyi düşündüğü, vazgeçmeyi düşündüğüm zaman oldu, yalan yok. Yapabildik mi, hayır.. Yapabilecek miyiz, hayır..

Bu üç sene, şimdiye kadar yaşadığım en sorunlu dönemimdi. Gloom için de bu böyle. Sanırım bir denge var, bir taraf düzeldiğinde diğer taraf bozuluyor. Biz birbirimizi bulduğumuzdan beri sorunlarımız eksik olmadı. Görüşmek, buluşmak zor oldu. Bundan sonra da bir sürü sıkıntımız olacak biliyorum, ama birlikte atlatacağız yine. 

Bu 3 sene içinde sadece üzülmedik elbette. Bolca güldük, bolca eğlendik, bolca bilgi paylaştık, bolca şey öğrendik. 

Ona şöyle demiştim 26.07.09 tarihinde, yineliyorum:

"...Ve evet sen varsan Tanrı da var, seni ancak bir Tanrı yaratmış olmalı, rastlantıyla açıklanamaz varlığın ve sen beni seviyorsan Tanrı da beni seviyor, sevmediği birine veremeyeceği kadar anlamlı bir hediye varlığın."


Daha çok, daha huzurlu güzel yıllara..

12 Temmuz 2011

Affettim Tamam

Bunu çok büyük bir hazla yazıyorum, öyle de iğrencim ki hazzın selamı var, düşünün yani.

Yarın arkadaşımın nişanı var, ve "Yarın ne giysem?" derdine düştüm. Bir şeyler uydurdum ve nasıl olmuş diye iwfx'e sorayım dedim. "Bi bakayım nasılmış?" dedi, ama öyle bir dedi ki sanki neresinde dekolte var, etek boyu ne kadar bakıp "onaylandı" raporu verecek.. Ben de sinir oldum, vazgeçtim göstermekten. Sonra da işte, klasik trip atma dönemlerimde olduğum için "Küstüm hıh" deyip kayboldum. Olay bu, buyurun bu da başarımdır, ohh canıma değsin:


Bol bol canım sıkıldığı için bol bol "ergen kız tribi" atıyorum, canı sıkılanlara tavsiyemdir. 
Acar foto muhabiriniz pippi'den sevgilerle..

20 Haziran 2011

Dedi ki

İyi ki doğum günlerimizde, anneler günü, babalar günü, Mürefte'nin kurtuluş günü vb özel günlerde yanı başımda olan bir eşim, yoldaşım, yarenim var. 

Babalar günün kutlu olsun sevgilim.. 
İçip içip sızmadığın için teşekkür ederim. Babalar gününü kutlama fırsatı verdiğin için de teşekkür ederim.

Kızımız bizi seyrediyor. Bana bir şekilde ulaştı ve sana şunu iletmemi istedi:


Bu da benden sevgilim:


Aslında zamanında kutladım sen de biliyorsun ama çocuk işte, yetiştirememiş tabii o da haklı tee nerelerden yazdı bize bunu. Anlayışlı olacağız, kulak çekmeyeceğiz değil mi babası? 
Seni seviyorum!

5 Ocak 2010

Seviyorum


Şimdi uyuyorsun yanı başımda, nefesini biliyorum; o nefes benim.

Kelimeler neden yetmiyor, bana bir de.. Son iki saattir hiç susmadan çocukluk anılarını anlatan ben şimdi susup kaldım. Şuraya iki satır yazamıyorum öyle mi? Ama sen anlarsın, bilirsin..

Gloom, kimse beni senin gibi sevmedi, sevemedi.
Ben salağım, çocukken bana yapılan bütün kötülükleri özene bezene unuttum ben. Herkesi salak salak bastım bağrıma. Herkes düzeldi şu bir sene içinde. Her şey güllük gülistanlık, olan bana oldu işte. Bir de benimle uğraşmak zorunda olan sana.. Hadi bu benim kaderim diyelim, senin suçun neydi acaba?

Ben iyi bir insan olmaya çalıştım, iyi bir sevgili olmak için de elimden geleni yaptım sana karşı. Hak ettiğin güzellikler benim sana sunduklarımdan çok daha fazlası bu kesin ama çalışıyorum daha da güzelleştirmek için hayatını, daha da kolaylaştırmak için çalışıyorum. Bir sürü insan tanıdım, senin kadar duru, senin kadar iyi yürekli, düşünceli, sabırlı kimseyi görmedim ben.

Hissettiğim her şeyi şuraya dökebilmeyi çok istiyorum şu an ama sanırım mümkün olmayacak bu, anlatamıyorum kelimelerle.

Ceki Çen desem sana mesela, sen anlasan sevgilim?

Ne güzel sevdik birbirimizi, ne güzel.. Ne kadar duru ne kadar temiz sevdik.. Usul usul ama birden sevdik..

Neyi neden yaptığımı bilen, nefesimden halimi anlayan birinin varlığı... Hayaldi sevgilim bu hayal.. Sen gerçekleştirdin.

Ağlamadan kesiyorum bunu merak etme..

Kurban olurum senin sakalına ben, yaaavrum benim, aslanım koçum hey maşşallah evimin direği gözümün bebeği çocuğumun babası ciğerim dalağım böbreğim her şeyim..
Lan sevgilim, 14 aydır birlikteyiz ama 3 sene gördük seninle ne şanslıyız biz, valla 2008, 2009 ve şimdi 2010 ohooo dahası da olacak, kolayca kurtulabileceğini sanıyorsan aldanıyorsun bebeğim. Gaşına gözüne gurban olduğum yigidim..! 
Seni seviyorum ve bu değişmeyecek.!!
Söz lan aha alnıma da yazıyorum şimdi "for Gloom" diye, nasılım?

 Beni sev, beni sev, daha da sev.. Büyüt, okşa, doyur, gezdir, salıncakta salla.. Uçurtma yapmayı öğret bana, uçuralım öyle tepelerden tepelere, evlerin zillerine basıp kaçmayı, ya paranı ya canını demeyi yok ya dur bi'tanem o öyle değildi trick or treat olacaktı o, öhöm neyse.. İşte böyle aşkım, benim kuzenim kaydırağa sıkışmıştı biliyor musun? Böyle yuvarlak sarı kaydıraklar var ya, salak sen git ona sıkış.. E şişmandı yani oraya girmeye çalışması hata.. Kapalı kalma korkum yüzünden ben denemedim bile. Neyse iştee öyle bir şeyler..

Çok seviyorum seni.

8 Kasım 2009

pippi ♥ gloom

Neler oldu bu 12 ayda.?

İşsiz kaldık, parasız kaldık, sigara paramız olmadı, bir sürü borcun içinde boğulmamak için birbirimize tutunduk. Babam içiyordu, her gece eve sarhoş geliyordu, bir sorun olduğunda Gloom'a ağlıyordum yine.. İşe girdim, işten ayrıldım, yine evde oturmaya başladım. KPSS süreci başladı, onunla eskisi kadar ilgilenemediğim gibi stres yüzünden kırıcı da oluyordum. İşsizlik, KPSS stresi, ailevi sorunlar... Biz zor zamanlarımızda bulduk birbirimizi ve gerçek anlamda destek olduk birbirimize. KPSS'den bir gece önce uyumadı, beni bekledi, sabah uyumadı sabah sınava gönderdi, oturum arasında konuştuk, sınav bittiğinde konuştuk, hep konuştuk.. Sonra KPSS olmadı dendi. Hüsran... Bana inanan adamı hayal kırıklığına uğrattım -o hiçbir zaman böyle söylemedi.- Bunun üstüne yeni hayal kırıklıkları... Tam iş bulacağım, buradan ayrılacağım dediğim dönemde o zamana kadar evden uzaklaşamama nedenim olan büyükbabam bizi bırakıp gitti. Gloom olmasa bunu da kolay kolay atlatabileceğimi sanmıyorum. Gerçi hâlâ her gece ağlıyorum ama alıştım artık sadece özlemden ağlıyorum. Gloom olmasa büyükbabamın ardından giderdim biliyorum. Hemen sonra bu köye geldim. Gloomsuz geçen iki üç gün ömrümden ömür aldı götürdü.. Onsuz hiçbir şey yapamayacağımı anladım tekrar.

Evlenmeye karar verdik biz. İşlerimizi yoluna koyduğumuzda inşallah önümüzde başka engel olmayacak ve evlenebileceğiz. Evet bunu çok istiyoruz..

 Hiç kötü bir şey olmadı mı aranızda, hep güllük gülistanlık mıydı bu ilişki yoo, biz de tartıştık, hepsi de hemen hemen aynı sebepten.. Ama Gloom'la tartışmayı bile çok seviyorum. Tartışmanın ortasında "Seda Sayan'a uçak çarpmış." demeyi seviyoruz.

Bu bir sene Gloom'u bulmak dışında hiçbir şey getirmedi diyebilirim aksine çok çok şey götürdü. Olsun diyorum, Gloom var.. Hani her sevgilinin birbirine söylediği şeyler var "Her şeyimsin" gibi.. Bu cümle şimdiye kadar bomboşmuş, öylesineymiş. Bir insan gerçekten her şeyin olabildiğinde anlıyorsun bunu. Gloom hem bi'tanem hem her şeyim.. Düşünün değerini, anlamını.. O olmadan nefes almak bile zor. Bağımlıyım ona, yalan yok. 

Çok zor zamanlarda birlikteydik, bu bizi daha da bağladı birbirimize biliyoruz, daha da bir sürü zorluk çıkaracak hayat karşımıza ama yanımda Gloom olduğu sürece korkum yok. Allah bana onu hediye etti, hep senin yanında olacak dedi. Bunu biliyorum, o bana armağan. O benim.

Masallardaki gibi bir aşkı gerçek hayatta bize sunan Tanrı,
Seni çok seviyoruz.

Jackie Chan,
Sen gerçekten iyi bir adamsın. Sağ ol her şey için..

Gloom, Sevgilim, Her Şeyim,
Seni çok seviyorum. Her şey seninle güzel. 
Aşığım evet çok hem de..


Ağlarken burnum akıyor ama.. Kolunu uzatır mısın, sevgilim?

2 Kasım 2009

Öhöm Öhöm



Hastalığım boyunca gözünü bir an olsun benden ayırmadan bütün gece başımda bekleyen sevgilime en başta varlığı için sonrasında bütün emekleri için teşekkür ederim.

Seni anan benim için doğurmuş adam!!!
Hamurunu benim için yoğurmuş kulak memesi kıvamında..
Yerim!!

5 Eylül 2009

Sevgili Sevgilim Gloom




Biliyorum bana tahammül etmek bazen zor. Aslında kolay olmadığını biliyordum en başından beri ama seni korkutmak istemediğim için söylemedim :)


10 ay olacak sevgilim. 10 ay aslına bakarsan çok bir zaman da sayılmaz. Bütün bir ömrün yanında pek de küçük bir zaman dilimi. Ha hatta ölümden sonra akibetimizde bir değişiklik olur mu bilmiyorum ama hani olursa orada da seninle olacağım, benden kurtuluşun yok hiçbir şekilde. Neyse işte yani 10 diyorum sevgilim boru mu? 10 ay sabrettik birçok şeye, bir sürü güzellik yaşadık, bir sürü şey paylaştık 10 ayda. Hiç aklıma gelmeyen zorluklar da atlattık. İş bulamama/bulma, parasızlık, KPSS, büyükbabamın gidişi, psikolojik çöküşler... 10 ay içinde hep destek olduk birbirimize. Sen olmasan hayat cidden çekilmez bir şey olurdu.


Biliyor musun sevgilim, senden öncesi yok gibi hayatımın. Sanki seninle başladım hayata. Ikınıyorum ama çıkmıyor hiçbir anı. Hani alınması gereken dersleri almışım belli ama olayları, yüzleri hatırlamıyorum. Seninle başladım biliyorum seninle de bitireceğim bu hayatı.


Bir sürü hayalim var hepsi senli. Hepsi ama hepsi.. Ben anne olmaktan korkuyorum biliyorsun ama içimde bir yerde bir çocuk da büyütüyorum galiba seninle tanıştığımdan beri. Senden başka kimse beni anne olmaya ikna edemezdi sanırım. Şimdi bile ikna olmuş sayılmam ama olacak biliyorum. Aslında biliyorsun bendeki duygu değişimlerini, ah hormonlar hormonlar... Neyse senden çocuğum olsun istiyorum, anam babam..!!


O kadar eğleniyorum ki yanında, gülüşlerimin hepsi içten. Bol bol kahkaha atıyorum yanında. Yanında ben oluyorum hiç zorlanmadan. Acaba şöyle yapsam böyle mi der diye aptal aptal düşüncelerde boğulmadan.. Ben ben oluyorum, sen de beni seviyorsun. Şapşallıklarıma bile hayransın ya ben galiba en çok da bunu seviyorum.


Ben senden uzakta bir hayat düşünemiyorum artık. Yanından bir an olsun ayrılamam. AYRILMAM ki neden ayrılayım alla alla..!!


Hımm babam oluyorsun ya hani, ben bunu da çok seviyorum. Saçlarımı okşuyorsun, masal anlatıyorsun bana uzun uzun. Hep mutlu sonla bitiyor dikkatimi çekmedi sanma. Ayrıca o elma senin kafana düşsün e mi? Niye her seferinde benim kafama atıyorsun elmayı anlamadım. Kınıyorum seni sevgilim..


Romantiklik deyince duracaksın orada sevgilim. Çünkü dursan iyi olur, ben romantik değilim. Olamam da. Bu akım beni çok önceden bıraktı. Belki farklı bir yüzyılda olsak en romantik hep romantik kişi ben olurdum ama bu yüzyıl romantizmi kaldırmıyor. Sürrealist sürrealist seviyorum seni. Gerçeğin çok üstünde. Aşk gibi. Bu romantizm değil dikkat et lütfen, hayır değil tabii ki, benden iyi mi bileceksin aaaaa!!


Ne kadar çok ünlem kullanıyorum değil mi?!! Hepsi aşktan. İçimden bağırıyorum da sana ondan, yok yok öyle bağırma değil, böyle şey gibi ımm şey işte "seni seviyorum" gibi.. Aşığım huleyn gibi.. Hani içip içip nara attığım o gece gibi.. "Seviyoruuuum ulaaaaann" Herkes bana bakmıştı hani.


Alnına post it yapıştırmak istiyorum sevgilim. Herkes öğrensin bana ait olduğunu. Evet ben böyleyim ne var..! Bana ait olan sadece benim olur. Top benim oynatmıyorum amasını satayım. Yok aşkım sen top değilsin, benim top. Top dedim de aklıma geldi aşkım: Beni seviyor musun?
Ben seni çok seviyorum da o bakımdan. Bakma sen Nazım'ın Hikmet'ine... Ben elmayı seviyorsam elma da beni sevecek!? Ya toprağın ya midemin.! Nokta bitti yani bu kadar.


Çok mu saçmalıyorum sevgilim.? Bu aralar içimde bir kedi besliyorum böyle mırr mırrr sokuluyor mideme mideme..


Bu yazıyı okursan sen de beni seviyorsun demektir. Ama sakın öğretmene şikayet etme beni.


Sevgilim, potansiyel aile babam. Eşim, yoldaşım, fikirdaşım... İnce gülü fikrimin, bülbülü o mahur bestenin, Müjgan kim ulan!!


Fars şiirleri demiştik ya üçümüz için. Halt etmiş o Fars şiirleri bizim yanımızda.


Sen, uşağımız bir de ben, pippi..


Gidiyorum sevgilim ya da geliyorum işte. Yanından kalkıp yazdım bu satırları. Horlamıyorsun yemin ederim. Ayakların da kokmuyor, o gelen koku benim ayak kokum. Gerçekten çok küçükler ama çok kokuyorlar demek biraz daha büyük olsa... Off ki off..


Uyurken çok güzelsin. Konuşmadığın için muhtemelen..
Şaka yaptım, vurmasana.. Uyurken bana vuruyorsun ya komik, kimseye anlatmıyorum inanmazlar diye.


Ben her haline aşığım senin. Böyle bonus saçların olsa, palyaço burnun olsa, Spock kulakların da olsa severim seni. Benim kal tamam mı? Bak yoksa burnumu karıştırırım karşında, bu kadar da iğrencim.


Seninle farklı bir yüzyılda yaşamayı isterdim bunu da eklemeliyim. Hani 60'lar 70'ler bile kesmez beni. Bambaşka bir yüzyılda. Huzurun olduğu bir yüzyıl oldu mu hiç sevgilim, biliyor musun sen?


Mavi Göl'e gidelim aşkım.. Sinemalarda..!! Off çok mu geç kaldık, olsun biz de evde izleriz.


Rüyanda beni gör. Salıncaktan düşeyim rüyanda ama korkma rüya ya o, acımıyor canım.


Köprüler yaptırdım gelip geçmeye, çeşmeler yaptırdım suyun içmeye Gloommmm..!! Hayrat yaptıracağım senin için aşkım, şart mı ölmek canım aaa..


Sen hiç ölme sevgilim ama olur mu? Söz ver bana nolur ölme.. Ölürsen bir daha hiç konuşmam seninle, salata da yapmam sana, yapsam da sirke yerine limon dökerim üstüne. Ve çorba da yapmam yaparsam da işkembe çorbası yaparım o da hazırlarından yani. Demedi deme, uyarıyorum seni.


Bütün zor zamanlarımda yanımda olduğun için teşekkür ederim bi'tanem. Şu dünyada güzel olan ne varsa hak ediyorsun, misal beni :) Seni çok seviyorum her şeyim benim, çok hem de.


Bekar falan gezmeyelim!!

5 Mayıs 2009

Seni Seviyorum Affet Beni Sevgilim

Seni seviyorum ben.
Başımıza ne gelirse gelsin seveceğim seni.
Sonsuza kadar hem de, hiç yorulmadan, her gün yeniden en baştan.

Üzdüm seni biliyorum, üzüyorum üzülüyorum üzülüyoruz. İnan kendime çok kızıyorum her defasında. Dün gece olanlar için senden özür diliyorum. Kaybettim kendimi sanırım. Söyleyemedim sana, babama kızmıştım aslında. KPSS başvuru parasını ben yatırırım dedi, yatırmadan gelmiş zaten iki ayağım bir pabuca girdi. Biraz dağıtmaya çalıştım aklımı ama olmadı seni de çok merak ettim geldim odama. Baktım senden mail gelmemiş. Hem sana olan uzaklık hem insanlara kinim hem kpss stresi... Ağlamaya başladım hıçkıra hıçkıra.
Sonra sana verdiğim sözü düşündüm. Toparladım kendimi ders çalışmaya başladım. Sonrasını biliyorsun zaten..

Ben mükemmel değilim sevgilim. Bir sürü hata yapabiliyorum, bir sürü hem de.
Ama seni sevmem hata değil, olamaz da. Seni her şeyden çok seviyorum.
"Senden başka kimsem yok" evet. Beni senin kadar ciddiye alan kimse de yok.

KPSS'yi atlatacağım biliyorum bana inanıyorsun, sen inandıkça ben de inanıyorum kendime. Bizim için çabam.
Dün gece iyi geceler dileklerimizden sonra durdum sadece düşündüm düşündüm. Neden ne olduğunu bile unuttum sonra. Sanırım bunu bilerek yapıyorum, unutuyorum. Sen uyumadan her şeyi düzeltmiştin aslında.

Seni gördüm sonra rüyamda. Oturuyorduk el ele. Sonra kahve yaptık birlikte. Balkonu vardı evimizin, manzara harikaydı. Birlikte kahvelerimizi içtik. Seni seviyorum derken uyandım. Sanırım sarılmak isterken yanlışlıkla uyandım sevgilim özür dilerim. Gözlerimi açtığımda yoktun evet. Üzüldüm ama ben yine de yataktan kalkmadan önce "Günaydın sevgilim kalk hadi öğlen oldu , sabah öpücüğünü kaçırıyorsun" dedim.

Birkaç gün sonra 6 ay da tamamlanmış olacak. Birlikte altı ay.. Hiç sıkılmadım, en kötü günlerimizde, en yorucu anlarımızda bile hiç sıkılmadım senden, hiç vazgeçmedim seni sevmekten. Evet kararım kesin benim. Seni istiyorum ömrüme.

Kelimelerim sıradanlaşıyor bazen farkındayım ama ne söylesem aklımdan geçen sadece sana olan sevgim. Her cümlem aynı anlamda.

Varlığını eksiltme benden. Sen olmadan çok zor yürümek. Nefes almaktan yorulurum sen olmasan. Biliyorum biliyorum.. Sen her şeyimsin. Sen de bil ne olur, her şeyimsin.

Söylemek istediğim daha bir sürü şey var aslında. Tam şimdi susup sarılmak istedim mesela. Gelir misin yanıma, sarılır mısın bana? Çok özledim seni.
Çok özledim.

İyi ki benimsin sevgilim.
Sonsuza kadar sadece seninim.

24 Mart 2009

İyi ki doğdun Sevgilim





Hehe.. Yaşlanıyorsun sevgilim.. Bir gün bakmışsın ben taş gibi kalmışım sen çökmüşsün. Hep o aramızdaki 6 yılla ilgili işte bunlar aşkım. Ama merak etme kimseler bilmeyecek o zaman gerçek yaşını, saklarız kimliğini falan. Emekli maaşını çekmek için lazım olabilir gerçi ama onu da ben çekerim artık senin için, nolcak canım elime mi yapışır. İyi ki doğdun be valla bak çok sevindiriğim şu an. Sırf sen doğdun da beni buldun diye aslında bu sevincin sebebi ama bunu sana söylememem lazım çünkü şımarmanı istemem. Neyse yıl 2009 olmuş. Mart ayına gelmişiz ne çabuk. 25'i de oldu mu şimdi anaaa, sen oldun 29.. Hadi bakalım sevdiceğim, doğum günün kutlu mutlu olsun, bensiz kalma inşallah bir ömür. Başının püsküllü belası olayım amin. İşte hediyen:









Buraya kadar çok mu saçmaladım. Şimdi şunları oku sevgilim!







Sesini duymadığım her gün işkence..!
Ben çok alıştım sana, sensiz yapabileceğimi sanmıyorum. Böyle nasıl desem nefesim oldun. Odamda gözlerin. Beni izliyorsun, ben de sana bakıyorum evet diyorum burdasın, biliyorum.
Bir şiir okuyorum, okuduğum şiirin dizesinde buluyorum seni. Öykülerdeki iyi yürekli kahraman. Romanlarda derinliği işlenen karakter.
İçtiğim sigarada bana zarar vermeyen tek maddesin, zihnimde.
Aynaya baktığımda yüzümde. Ellerin ellerimde, saçımda, bileklerimde..
Kanımda. Nefesimde.
Aşk böyle bir şey di mi?
İnanıyorum seninle her şeye. Seninle üstesinden gelemeyeceğim hiçbir şey yok biliyorum. Seninle pikniğe gitmeyi hayal ediyorsam paranoyalarımdan uzak, ben seni gerçekten seviyorumdur duy, bil, öğren..!!
Deli gibi aşığım sana.


Söz evet söz.


Şimdi şu yazdıklarımdan kendine bir cümle edin sevgilim, güllük gülistanlık olsun.


Bugün doğum günün evet biliyorum.


Doğum günün kutlu olsun.
Seni her şeyden çok seviyorum..

11 Şubat 2009

3Dne Bansam da Yesem Seni


Witchie of Stars'tan gelen mantıklı teklif üzerine nazar boncuğumuzu konduruyoruz.. :)

Çok seviyorum ben bu adamı. Adamım benim be, aslanım koçum sevgilim.. :)
3 ay olmuş Gloom'la bilmediğimiz bir yolda yürümeye başlayalı. 3 aydır her anımı biliyor bu adam, her gün beni ne çok sevdiğini söylüyor bıkmadan hem de. Şimdi beni öldür hakkımı yeme, ben de az değilim hani. Deli gibi seviyorum, bıktırana kadar da söylüyorum sevgimi. Arada bazı tartışıyoruz tatlı tatlı. İtiraf etmem gereken bir şey var: Tartışmalarımızı bile seviyorum.. Hatta farklı bir tartışma dili oluşturduğumuz bile söylenebilir. Tartışmanın ortasında bir şey diyoruz, gülmeye başlıyoruz. Ne bileyim öyle enteresan ki her şey.
Sevmeye devam edeceğimi de biliyorum. Onsuz zamanlardaki umutsuzluğum gitti, derin bir huzur var içimde. 3D Gloomlu günler gelecek bir gün. Biliyorum.
Benim de huzurlu bir hayatım olacak. Pudingler yapacağım ona. O beğenmeyecek, ben de "Bir daha yapmam bunu beğendin beğendin" diyeceğim. Aşk işte.
Çok büyük hayallerimiz, çok büyük planlarımız yok işin aslı. Sıradan olmayacak çünkü hiçbir şey biliyoruz, ekstradan hayaller kurmaya gerek yok bunun için. Bizim tek istediğimiz yan yana bir ömür.
Geçen gün sevdiceğim coştu. "Bizi yan yana gömsünler" dedi. Dedim "Evlenmeden olmaz". "Eh o zaman evleniriz" dedi. Böyle bir romantizm görülmemiştir. Hep hayalini kurduğum romantik ilişkiyi bize işaret eden Ulu Adam Jackie Chan'a ve Jackie Chan'i yaratan yüce Mevlama teşekkür ederim ne diyeyim. Jackie'ye bir güzellik düşünüyorum ama bulamadım daha. En olmadı Çince öğreneceğim ölmeden.

Not: Bu yazı ilgili zat Gloom'un okuyabilmesi için sola hizalanmıştır zira ortalayınca okuyamıyormuş.

7 Aralık 2008

我愛你 **

Aşk konusunu ve şu malum  etiketini açmam gerektiğini düşündüm.
Üzüntülerimi, çevirdiğim sayısız geyiği paylaştığım arkadaşlarımın hayatımdaki bu önemli değişimi de bilmeye hakkı var diye düşündüm..

O kadar çabuk oldu ki biz de anlayamadık işin aslı.
Birden denilen şey oldu, işte birden sevdim, sevdi, sevdik..

Uzun zamandır yalnız olduğumu, bir sürü özel sıkıntımın arasında bir de bu yalnızlığın verdiği sıkıntıyı çekmek zorunda kaldığımı biliyor herkes.
İlyaslardan yorulmuş bir yüreğimin olduğunu ve gelecek Cemşit'e muhtaç olduğumu..
Ben bloğa yazarken fark ettim birçok şeyi; Cemşit'ten başkasını istemediğimi, gelecek herhangi birini değil, sadece Cemşit'i sevebileceğimi bloğa yazdıkça anladım.
Bazen yoruma kapalı yazılarım oldu, sadece beni ilgilendiren kimsenin yardım edemeyeceğini düşündüğüm konularda, bazen gülelim eğlenelim diye yazılmış yazılar..
İşte o yazılardan birinde tanıdım kendisini.

O zamanlar kendisini tanımıyordum bile, o da beni tanımıyordu tabii. Zaman içinde farklı yazılarda yine yorumlaşmaya devam ettik. Sonra tanıştık, konuştuk.
Bir gün bir baktık her şey değişmiş, biz artık sevgili olmuşuz. Bu aşamayı ayrıntılı anlatmak isterdim ama biz de farkında değiliz neyin nasıl olduğunun.

O gelmeden önce hayat devam ediyordu elbette.. Nefes alıyordum, nefes veriyordum.
O geldikten sonra neler değişti.?
Düzenli olarak KPSS çalışabiliyorum. Ailemle gülüp eğlenebiliyorum. Şiir de yazabiliyorum. Aseksüelliğe adım attığımı düşünürken önceleri, şimdi kendimi Afrodit gibi hissediyorum. Varlığımın farkındayım, kendimi sevmeye başladım. Bakımlı olmayı ihmal etmiştim, kendime bakıyorum, yemek yiyorum, sigarayı belli zamanlarda içiyorum, rahat huzurlu uyuyorum. Saçma sapan kabuslar görmüyorum, gülümseyerek uyanıyorum, telefonum elimden düşmüyor, gelen mesajlarla gözlerim doluyor ama ona söylemiyorum... Daha neler neler..

Arkadaşlarla konuşurken anlattığım bir "Hayatımın Erkeği" vardı. Herkes bulamayacağımı düşünüyordu, benim de inancım kalmamıştı işin aslı ama öyle olmadı işte. Tam olarak hayatımın erkeği diyebileceğim biri o.
Uyumluluk olur da bu kadar mı olur arkadaş, ben de şaşırıyorum, o da şaşırıyor farkındayım.

Tabii ki sorunsuz ilişki olmaz, can yakmayan aşk olmaz. Bizim de canımız yanar, bizim de sorunlarımız olur ama ikimiz de şunun farkındayız: Konuşarak çözemeyeceğimiz sorunumuz yok.

Her insanın yaraları vardır. Geçmeyeceğini düşündüğü, iyileşmesinin imkansız olduğuna inandığı yaraları... Şimdi hayatımda o var ve ben biliyorum ki iyileşmeyecek yaram yok benim. Varlığıyla iyileştirebilir bütün yaralarımı.

Şükür ki onunla tanışmadan bitmedi hayatım.. Allah'a şükür onu tanıdım..
Ve Jackie Chan sana minnetarız ikimiz de. Te oralardan bizim aşkı bulmamıza vesile oldun. Ne mübarek bir insanmışsın sen. Saygılar bizden sana.
Çocuğumuz olursa adına Jackie koyarız demek isterdik ama bu pek mümkün değil. Artık bir ayar çekeriz olaya endişen olmasın.
Seviyorum efendim, çok seviyorum. Çok seviyoruz.

Buraya kadar kim olduğunu anlamamış olanlar için açık adres beyan etmek farz:
Ahanda sevgilim, sevdiceğim: